Kadınlar için cinsellik, her yaş döneminde farklıdır. Çocukluktan yaşlılığa kadar her dönemin kendine özgü bir cinsel anlayışı var.

ÇOCUKLUK VE ERGENLİK DÖNEMİ (20 yaş öncesi);

Bu yaş dönemleri, biyolojik ve ruhsal olarak kendini tanıma, keşfetme, cinsel kimliğini tanımlama ve oturtma dönemleri.

Çocukların cinsellik hakkında doğru bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi sonraki dönemlerde bedensel ve ruhsal sıkıntılar yaşamamaları açısından çok önemli.

Cinsel istismarların en yoğun yaşandığı dönem yine bu dönem.

Şunu akılda tutmak gerekiyor;

Cinsel istismar en çok aile, akraba ve yakın komşular tarafından gerçekleştirilir.

Baba, abi, dede, amca, dayı, komşular.

Cinselliği henüz keşfetmiş ergenler, cinsel deneyim ve sonuçları açısından en tehlikeli yaş grubundadır.

Hamilelik ve cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunma açısından yeterince bilinçlenilmediğinden, istenmeyen sonuçlar en çok bu dönemde ortaya çıkar.

Henüz öğrenciliğin devam ettiği bu yaş döneminde istenmeyen hamileliklerden kurtulmak için yanlış yöntemlerin seçilmesi de riski artırır.

Bu yaş döneminde hamilelikten ve cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunma konularında özellikle eğitimin çok güçlü tutulması gerek.

GENÇ KADINLARDA (20-30’LU YAŞLAR) CİNSEL YAŞAM;

Erken gençlik döneminde cinsel deneyimlerin azlığı ve cinselliği rahat yaşayamamış kadınlarda orgazm zorlukları ve uyarılamama gibi sorunlar görülebilir.

Ayrıca cinsel işlev bozukluklarından biri olan vajinismus da bu dönemde fark edilir.

Daha ileri yaşlar, mesela otuzlu yaşlar, kadınların bedenlerini ve cinsellikten beklentilerini tam olarak anladıkları dönem. Tam anlamıyla orgazm olmaya bu yaşlarda başlanır.

Doğum sonrası emzirme dönemlerinde prolaktin hormonunun yüksek olması kadınlarda cinsel isteksizliğe yol açabilir. Ancak emzirme dönemi sonrası cinsel yaşamdan yeniden zevk almaya başlar.

PREMENOPOZAL (40’LI YAŞLAR) CİNSEL YAŞAM;

Kadınlar bu yaşlarda daha olgun ve deneyimlidir.

Özellikle psikolojik açıdan cinsellikten aldıkları haz artmıştır.

Cinsellikte doğru partner seçiminin öneminin en iyi anlaşıldığı yaş dönemidir bu dönem.

Ancak bu dönemde hipertansiyon, damar hastalıkları, nörolojik bozukluklar, sigara, alkol gibi nedenlerle cinsellik olumsuz etkilenebilir.

MENOPOZDA (50’Lİ YAŞLAR) CİNSEL YAŞAM;

Menopoza girmiş kadınlarda cinsel istek kaybolmaz.

Menapoza bağlı olarak östrojen seviyelerinin düşmesi vajinada kuruluğa yol açar. Memelerindeki uyarılma, dikleşme azalır. Daha seyrek orgazm yaşanır. Orgazm sırasındaki doyumları daha kısa sürer. Menopozda yapılacak hormon takviyeleri yaşam kalitesini artırır.

MENOPOZ SONRASI (60’LI YAŞLAR) CİNSEL YAŞAM;

Cinsel istek ve uyarılma azalır.

Bu dönemde orgazm süreleri azalır. Ancak önemli bir sağlık problemi olmayan ve düzenli cinsel yaşantısı devam eden kadınlarda ciddi bir cinsel problem olmaz.

YAŞLILIKTA (70 YAŞ VE SONRASI) CİNSEL YAŞAM;

Kadınların yaşlanmaya verdikleri tepki, cinsel hayatları için de belirleyicidir. Kilo değişimleri, memelerde sarkma, vajina kuruluğu gibi nedenlerle cinselliğe bakış açıları değişir. Kadınların bir kısmı bu dönemde seyrek de olsa cinselliği yaşamaya devam eder.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir