İlk kez ya da yeniden bir bebek sahibi olabilmek, ya da olamamak…
Kısırlık, bebek isteyene kadar, doktorlar dahil araştırmayı hiç kimsenin aklına getirmediği bir durum. Son zamanlarda çok az sayıdaki hastanın ortada bir bebek fikri yokken bile buna dair endişe taşıdığına tanık oluyoruz.
Üremeyi, eğitimle terbiye edilemeyen içgüdüsel bir yaklaşım olarak ta tarif edebiliriz. Bazı felsefi yaklaşımlara göre aşk, bunun için var.
Kadın ve erkeğin sağlıklı bir bebek elde etmesinin eskilerde sadece tek bir yolu vardı; cinsel birleşme. Ancak doğal yollarla bebek sahibi olunamıyorsa artık biraz daha karmaşık ama bilimsel olan farklı yollarla da bebek sahibi olunuyor.
Bebek istenen dönemde, bir yıl korunmaksızın ilişkiye rağmen gebelik elde edilememesi, ileri tetkik ve tedavi gerektirir.
Bilinen bir problemin varlığında ya da ileri yaşa sahip çiftlerde, süreyi daha da kısa tutuyoruz.
Kadının yaşı, gebelik söz konusu olduğunda erkeğinkinden daha etkili bir faktör.
Yaşadığımız dönemde tükettiğimiz bir çok katkılı yiyecek, sigara vb. alışkanlıklarımız ve fazla kilo gibi diğer durumlar da üreme performansı üzerindeki diğer olumsuz etkenler. Ama çaresiz değiliz..
Kısırlık (İnfertilite) Nedir?
Çiftlerin genellikle, ilk aylarda gebe kalma olasılıkları en yüksektir. İlk 3 ay içinde gebe kalınmazsa, gebelik ihtimali azalmaya başlar.
Kadının yaşı, gebe kalmada en önemli etkenlerden biridir. Otuzlu yaşların ikinci yarısından itibaren gebe kalma şansı azalmaya başlar.
Özellikle şu noktalara dikkat etmek önemlidir:
- Korunmasız ve düzenli (haftada en az 3 kez) cinsel ilişkiye rağmen,
- 35 yaşından genç kadınlar en fazla 1 yıl içinde,
- 35 yaş üzerindeki kadınlar ise en fazla 6 ay içinde gebe kalamıyorsa, kısırlık araştırması ve tedavisi için bir uzmana başvurulmalıdır.
Kısırlık ve Sebepleri
Çiftler, korunmasız ilişkiye rağmen gebe kalamadıklarında ve çocuk sahibi olamadıklarında, bu duruma kısırlık denir. Çocuk sahibi olmayı isteyen çiftler için üreme yardımcı teknikler (ÜYTE) kullanılabilir. Ancak unutulmamalıdır ki bazı çiftler, yardımcı üreme tekniklerine başvurmadan önce kendiliğinden gebe kalabilirler.
Çocuk sahibi olma sürecini zorlaştıran nedenler kadından, erkekten veya her ikisinden kaynaklanabilir. Belirli bir nedenin saptanamadığı duruma “açıklanamayan kısırlık” (infertilite) adı verilir. Bebek isteyen çiftler için hangi tedavi yönteminin en uygun olduğuna birlikte karar veriyoruz. Bu bazen tüp bebek tedavisi olabilir, bazen aşılama, hatta bazen sadece ilişki zamanlaması bile etkili olabilir.
Kadın Kısırlığı Sebepleri
- Yumurtlama Sorunları: Her ay düzenli olarak gerçekleşen yumurtlama (ovulasyon) gebelik için hayati bir öneme sahiptir. Ancak bazı durumlarda yumurtlama eksik veya düzensiz olabilir. Örneğin, polikistik over sendromu, stresli dönemler, bazı ilaçların kullanımı, kilo ve beslenme problemleri veya aşırı egzersiz yumurtlama sorunlarına yol açabilir.
- Tüplerde Tıkanıklık: Gebeliğin oluşabilmesi için sperm hücreleri ile yumurta hücresinin buluşması gereklidir. Bu buluşma tüplerde gerçekleşir ve döllenme sonrasında döllenmiş yumurta rahim boşluğuna ulaşır. Tüplerde tıkanıklık meydana geldiğinde, bu buluşma gerçekleşemez. Tüplerdeki tıkanıklık, ameliyatlar, enfeksiyonlar, endometriozis gibi nedenlerle olabilir.
- Rahim Anormallikleri: Rahim yapısındaki anormallikler, döllenmiş yumurtanın yerleşmesini ve ceninin sağlıklı büyümesini engelleyebilir. Rahim iç zarının kalite ve hacminin yetersiz olması bu soruna neden olabilir.
- Periton (Karın Zarı) Yapışıklıkları: Karın zarında oluşan yapışıklıklar, bazen dolaylı olarak bazen de doğrudan gebeliği engelleyebilir. Bu yapışıklıklar tüplerde tıkanıklığa yol açabilir ve endometriozis hastalığında ortaya çıkan kimyasal ve hormonal değişiklikler de gebeliği etkileyebilir.
Yukarıdaki faktörler, çiftlerin gebe kalmalarını zorlaştırabilir. Bu nedenle kısırlık sorunu yaşayan çiftlerin, uzman bir doktordan yardım alarak sorunun nedenini belirlemeleri önemlidir. Bu, uygun tedavi seçeneklerini değerlendirmek ve en etkili çözümü bulmak için ilk adımdır.
Kısırlık Araştırması
Kısırlık Tanısı ve Değerlendirmesi
Kısırlık bir çiftin ortak bir problemi olabilir, bu nedenle hem kadın hem de erkeğin değerlendirilmesi önemlidir. Kısırlık sebeplerini anlamak karmaşık bir süreç değildir ve önemli olan, gerekli testlerle tanıya en kısa ve en uygun maliyetli şekilde ulaşmaktır.
İlk adım, erkeğin sperm analizi (spermyogram, semen analizi) ile başlar ve bu test en az iki kez 2-3 hafta aralıklarla tekrarlanmalıdır. Sperm analizi normal olan erkekte genellikle başka bir inceleme gerekli değildir.
Kadında ise yumurtlama (ovulasyon), yumurtalık rezervi, tüpler, rahim (uterus) ve karın zarı (periton) değerlendirilir. Bu değerlendirme için detaylı bir hikaye alımı, kapsamlı bir muayene, ultrasonografi, kan tahlilleri, ilaçlı rahim-tüp filmi (histerosalpingografi, HSG) gibi yöntemler kullanılabilir. Gerektiğinde histeroskopi (rahim içine kamera ile bakma) yapılabilir.
Düzenli adet gören kadınların büyük bir kısmı düzenli olarak yumurtlar. Adet düzensizliği veya aşırı kıllanma gibi belirtiler, yumurtlamanın eksik olduğunu gösterebilir. Yumurtlama, adetin 20-24. günleri arasında kanda progesteron hormonu ölçümü veya ultrasonografi ile belirlenebilir.
Yumurtalık (over) rezervi değerlendirmesi son derece önemlidir. Adetin 2. veya 3. günlerinde vajinal ultrasonografi ile antral folikül sayımı yapılır. Her iki yumurtalıkta toplamda altıdan az antral folikül bulunması “yumurtalık kapasitesinin azaldığını” gösterir.
Kadınların yaşları ilerledikçe, yumurta sayısı ve kalitesi azalır. Bu gerçekle yüzleşmek yerine, şanslarının hala olduğunu unutmayalım lütfen.
Ayrıca, ailesinde erken menopoz öyküsü bulunan, yumurtalıklarından ameliyat geçirmiş, kanser tedavisi görmüş, endometriozis hastası olan veya sigara içen kadınlarda yumurtalık kapasitesi daha erken azalabilir.
Yumurtlama sorunu olmayan, yumurtalık rezervi ve sperm analizi normal olan çiftlerde, kadının tüplerinin açık olup olmadığına bakarak aşılama yapılabilir. Bu için HSG gibi testler yapılabilir. Daha fazla inceleme gerektiren durumlarda ise laparoskopi kullanılabilir, ancak bunlar daha çok tedavi amaçlıdır.
Tüm bu testler sonucunda bir problem saptanmaması, gerçekte bir problem olmadığı anlamına gelmez. Bu durumda “açıklanamayan kısırlık” (infertilite) tanısı konulabilir.
Sağlıklı günler dilerim.
